Bugun...
KADIN OLMAK!!!


Ali YILMAZ YAŞAMIN İÇİNDEN
aliyilmaz60@hotmail.com
 
 

HER ŞEYİYLE ÖVÜNDÜĞÜMÜZ BU ÜLKEDE

KADIN OLMAK ZOR VESSELAM!
 
Gün geçmesin ki bir kadın cinayeti ile karşılaşmayalım…
Özlediğimiz, geleceğe umutla bakabileceğimiz, güvenle yaşayabileceğimiz bir ülke hayalinden giderek uzaklaşan bir toplum ve ruh hali…
Peki, toplumu bu kadar tahammülsüz, insan hayatını ve onurunu hiçe sayan hasta ruhlu insanlar topluluğuna nasıl dönüştürüldü bu ülke…
Neredeyse hemen her gün ana haber bültenlerine konu olan, dolgu ve sıradan bir haberden öte geçemeyen kadın cinayetleri ne zaman son bulacak sorusunu her birimizin sorması ve sorgulaması gerekiyor...
Dün yine 3 ayrı şehirde, 3 kadın cinayeti ile sarsıldık, üzüldük…
Aylin Sözer; eski sevgilisi tarafından önce boğazı kesildi ardından yakıldı...
Selda Taş; 38 suçtan sabıkalı eşi tarafından kafasından silahla vurularak öldürüldü.
Vesile Dönmez; oğlu tarafından pompalı tüfekle vurularak vahşice öldürüldü...
Görünen o ki; bu ülkede hiçbir kadının can güvenliği ve yaşam hakkı yok görülüyor birilerince…
Zira tehlikeyi uzakta aramaya da gerek olmadığını dün vahşice katledilen bu 3 kadın cinayetinde görüyoruz…
Biri akademik eğitim almış, özel bir üniversitede öğretim görevlisi bir kadın...
Eğitimi, konumu ve sosyal statüsü ne olursa olsun bu üç kadının ortak özelliği toplumu, aileyi oluşturan bireyler olması…
Bu kadınların en büyük suçları ise bu ülkede kadın olmak, kendilerini hasta ruhlu erkek hegemonyasına karşı yasalar önünde koruyacak bir hukuk ve ceza sisteminin olmaması…
Dün yaşanan 3 cinayet sonrası sosyal medyada bu cinayetlerle ilgili olarak birçok yoruma denk geldim ve bir kez daha dehşete düştüm…
Neredeyse 3 kadının katledilmesinin vacip olduğu yorumlarda cinayetleri yaşam tarzlarına, çarpık ilişkilere, örf adetlere, geleneklere, hatta ve hatta şeriata bağlayan insan müsveddelerini görünce bu cinayetlerin kolay kolay son bulmayacağını bir kez daha anladım…
Peki; bu cinayetler nasıl son bulacak?
Kadın cinayetlerinin sebepleri, sonuçları, toplumda yarattığı travmayı en aza indirmek, minimize etmek için neden gerekli adımlar atılmıyor?
Başta eğitim ve sosyal politikalar, hukuk sistemi içerisinde gerekli adımlar bir an önce neden atılmaz?
Televizyonlar, yaygın basın toplumu bilinçlendirme adına neden sorumluluk almaz?
Bazı kesimlerin beslendiği bir toplum yapısı sürekli insanların bilinçaltına pompalanırken STK’lar, kadın dernekleri, RTÜK neden gerekli çalışmaları yapmaz…
Ülkeyi yönetenlerin; yönetmeye aday siyasilerimizin iktidar muhalefet bir kez olsun toplumun kanayan yarası olan kadın cinayetlerinin son bulması adına bir adım atması bu kadar mı zor?
Gerçekten yazık, bu ülkenin en önemli temel taşlarından olan kadınlarımızın, sağlıklı nesillerin yetişmesindeki en önemli etken olan annelerimizin, anne adaylarımızın vahşice katledilmesini aklı başında, vicdan sahibi hiçbir insan kabul edemez, etmemelidir…

Birçok konuda övündüğümüz ülkemiz adına, ülkemizin imajı adına kadın cinayetleriyle ülkemizin imajının yerle bir olduğunun hala farkına varamayan, bildikleri halde sağır sultan rolünü oynamaya devam eden etkili ve yetkili herkesin bir daha, bir kez daha kendisini, en önemlisi de vicdanların sorgulanmasını diliyorum





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



1 + 8 =

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI